Feyzullah dün İsveçte sonbahar diye yazmış, bilmiyorum bende Kanada'da sonbaharı mı yazsam acaba? Ağaçların tıpkı benim gibi her gün pastel renkli elbiselere büründüğünü görmek ve Istanbul'un E5 karayolunda sadece kapkara ve yer yer aşınmış asfaltı görerek geçen bunca zamanın zihinde yarattığı yokluklar. Sonbaharı ve renklerini unutmak, en azından şehrin kalabalığında kaybolup gitmiş ağaçların döktüğü rangarenk çoğuda sarıya yada kızrmızıya yada turuncuya alan yaprakların kimsece pek anımsanmaması dahası an
Evet bütün bunları yazarken aslında gözlerimi kapattım ve kendimi Dolmabahçe sahilinde hayal ettim... sizi ve sonbaharın reklerini unutmuş Istanbulu çok özledim....
Zozan yazın çok güzel olmuş. Okurken zevk aldım valla. Tarihçisin, ama sende biraz edebiyatçı damarı da var anlaşılan. :) Ya da sabah sarhoşluğuna mı vermek lazım bilmiyorum ki... :P Yok yok, sende birşeyler var... Ama belki de bekleyip görmek lazım. Bundan sonraki yazıların nasıl olacak. :P Ama böyle söyleyince de seni gereksiz yere strese sokmuş olabilirim. Biz beklenti içinde olursak, bu sefer kendini kasarsın, o zaman da doğallığın kaybolur, güzel yazılar yazamazsın. Neyse çok gevezelik ettim. Yazın güzel, devamını bekliyoruz. :)
ReplyDeleteZozancim benim de bu hafta discipline and punishle ilgili bir obje sunmam lazim!! : ))
ReplyDeletemeliscim valla paperı bu akşam yazarsam sana yollarım, bence iyi bir dicipline objecisi vatandaşlık kitabı olabilir. Aamerikan vatandaşı olmak için uyman gereken/dicipline gereken kurallar yığını... nasıl sence
ReplyDelete